TARİH SAYFA 147 1. SORU

                                              KESTANE KARASI FIRTINASI

            Genelde Eylül ayının son haftasına (21 Eylül civarı) denk gelen Karadeniz'in en korkulu fırtınasıymış. Gün dönümünü, havaların soğumaya başladığı dönemi işaret edermiş. Kestane karası fırtınası dönemi başladığı zaman yün veya pamuktan yapılmış yer yatakları çıkarılır ve kurulurmuş. Bu fırtına 3-4 gün sürermiş. Yün veya pamuktan yapılmış yataklar kabartılarak daha hacimli olmasını ve daha yumuşak olmasını sağlarmış. Bu tür tekniklerle  insanlar soğuğa karşı tedbirler almışlardır. 

PEKİ İNSANLAR ESKİDEN HAVA DURUMUNU NASIL TAHMİN EDİYORDU?

 1. Hava Tahmini Açısından Güneş ve Ay

Güneş batarken batı ufkunda güneşin alt ucu denize değdikten sonra tamamının batıp kaybolması 11 dakika sürer. Hava tahmininde bu süre içinde güneşin aldığı renkten yararlanılır.

Güneşin batışı sırasında rengi sarı ise ki buna ölü güneş denir, bu durum yağmur yağacağına işarettir.

 2. Hayvanların Hareketlerine Göre Hava Tahminleri

Karasineğin ısırığı çok acı verirse yağmur yağar.

Solucanlar toprağın üzerinde görülürse yağmur yağar.

Yeşil kurbağaların ağaçlarda bağırmaya başlamaları yağmur yağacağına işarettir.

Hava Tahminine yönelik Diğer Yöntem ve İnanışlar

Yakılan ateşin dumanı dimdik yukarıya çıkarsa hava bozar.

Rize bölgesinde Nisan ayının başından Mayıs ayının ortasına kadar med-cezir olayı meydana gelir. Med-cezir durumu çakıllıklarda pek anlaşılmaz, kayalıklarda gözlenebilir. Denizin çekilmesiyle kayalıklar üzerindeki yosunlar güneşe maruz kalarak beyazlaşır. Denizin yükselme ve alçalma sınırı bu beyazlıklardan takip edilebilir. Alçalma ve yükselme aralığının fazla olması havanın bozacağını işaret eder.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eski Çağ’da inanç,sanat ve bilim